İçeriğe ulaşmadan önce Sponsoru ziyaret edebilirsiniz.
Tanıtımı Geç

İNGİLİZCE ZAMANLARIN ÖZETİ


SIMPLE TENSES ( Olaylar önemli ise kullanılır.)





AUX. VERB

ADVERB

SAMPLE SENTENCES

PAST

Did

.....Ago

last....

yesterday

- I went (did + go) to the theater yesterday (Dün tiyatroya gittim.)

- I didn't go to the theater yesterday.

- Did you go to the theater yesterday?

PRESENT

Do / Does

Usually

Sometimes

Rarerly

Never

Ever

Often

Always

occasionally

- I often go to the pup every saturday.

- She always tells lies.

- He doesn't speak english.

- Does he read a book every week?

- Do you always stay up late?

FUTURE

Am

İs +Going to

are

Tomorrow

Next....

- We are going to play tennis next week........''going to'' gonna olarak okunabilir.

- I am not going to invite him to my party (Onu partime davet etmeyeceğim.)

- Are they going to build a new house?



PROGRESSİVE ( CONTİNUOUS) TENSES (BE + V İng) ( Süreklilik sağlar.)





AUX. VERB

ADVERB

SAMPLE SENTENCES

PAST

Was

Were

When

While......

at 8:00 o'clock

- I was watching TV at 8:00 o'clock last night ( Dün akşam saat 8:00'de TV seyrediyordum.)

- He was not sleeping when you called last night ( Dün gece aradığında uyumuyordu.)

- Were you having dinner when the bomb exploded?

PRESENT

Am

İs

are

Now

At the moment

At present

Right now

- She is cooking the dinner now.

- They are not playing tennis at the moment.

- Is he talking to the doc (doctor) now?

FUTURE

Will be+V ing

at 8:00 o'clock

tomorrow night

- I will be playing the piano at 8:00 tonight (saat 8:00'de piyano çalıyor olacağım.)

- She will be doing the dishes when you come home night ( Bu akşam eve geldiğinde bulaşıkları yıkıyor olacak)

- They will not ( won't) be drinking when you come home tonight



PERFECT TENSES ( YAKIN GEÇMİŞ) ( HAVE + V3 )





AUX. VERB

ADVERB

SAMPLE SENTENCES

PAST

Had + V 3

Already

Just

Yet

Never

Ever







Since

for

(Süreç önemli ise kullanılır. Genelde bir zarf cümleciği ile kullanılır. Geçmişteki bir olaydan daha önce olmuş bir olayı anlatmak için kullanılır.)

- When I came home last night, he had already slept ( Dün gece eve geldiğimde o çoktan uyumuştu.)

- When the telephone rang yesterday I had just left the bathroom.( Dün telefon çaldığında banyoyu henüz terk etmiştim)

- Hadn't you ever driven a car when you married? (Evlenmeden önce hiç araba kullanmamış mıydınız?)

PRESENT

Have

Has + V 3

- I haven't had a licence for 5 years. ( Beş yıldan beri ehliyetim yok)

( Konuşma anında cevaben kullanılır.)

- I haven't worked for 8 months ( 8 aydır çalışmıyorum. ( çalışmadım))

- He has an accident now. He hasn't had a licence for 5 years

- Has he slept for 2 hours?

FUTURE

Will + have V 3



- When you come home tomorrow night I will have already slept ( Yarın akşam eve geldiğinde çoktan uyumuş olacağım)

Simple past tens ile past perfect tens'in en önemli farkı; Simple past tensli cümlelerde mutlaka belirli bir tarih vardır. Olay bir kereliktir.




YER ZARFLARI

On

Üzerinde

İn

İçinde

At

Civarında

Under

Altında

Aboue

Üzerinde

Below

Altında

Between

İki şey arasında

Among

Çok şey arasında

İn front of

Önünde

İn back of

Arkasında

Next to

Yanında




I

Me (beni,bana)

My (Benim)

Mine (Benimki)

You

You (Seni,sana,sizi,size)

Your (Senin,sizin)

Yors (Seninki,sizinki)

He

Him (Onu,ona)

His (Onun)

His (Onunki)

She

Her (Onu,ona)

Her(Onun)

Her (Onunki)

İt

İt (Onu,ona)

İts (Onun)

İts (Onunki)

We

Us (Bizi,bize)

Our (Bizim)

Ours (Bizimki)

They

Them (Onları,onlara)

Their (Onların)

Theirs (Onlarınki)

Metin Kutusu: That.........şu This......... bu These...... bunlar Those.......şunlarMetin Kutusu: May.....dürfen Can.....können



POSSESIVE PRONOUNS

(İyelik Zamirleri)




There isn't any water in the glass.

There is some water in the glass.

İs there any water in the glass ?

There are some men in the apertement.

There aren't any men in the apertement.

The glasses on the table are clean. But, the ones in the kitchen are dirty.

How much is there ? ( sayılamayan - Ne kadar var ?)

How many are there ? ( sayılabilir - Kaç tane var ?)

A glas of wine........bir bardak şarap

A packet of cigarettes.......bir paket sigara

How much is the soup ?......Çorba kaç para ?

How much is there ?......Ne kadar var ?



Özneyi soran sorularda fiil tekil olur.....Who is....

What make is Rob's car ?....Rob'un arabasının markası ne ?

What model is Rob's car ?....Rob'un arabasının modeli ne ?



My daddy can do everything................................Babam her şeyi yapabilir.

My daddy can't do anything.................................Babam hiçbir şey yapamaz.

Can I try on the shoes ? ( Can I try them on ?)....Ayakkabıları deneyebilir miyim?

Give the book to me = Give me the book = Give it to me





He rans two miles yesterday...............Dün iki mil koştu.

He didn't run two miles yesterday.......Dün iki mil koşmadı.

Did he run two miles yesterday ?....... Dün iki mil koştu mu ?



He runs two miles...............................O iki mil koşar.

He doesn't run two miles ...................O iki mil koşamaz.

I don't run two miles............................Ben iki mil koşamam.

I run two miles.....................................Ben iki mil koşarım.

He is running two miles......................O iki mil koşuyor.

They were sitting on the sofa.............Onlar kanepede oturuyorlardı.

She has an apertement......................Onun bir dairesi var

Does she have an apertement?........ Onun bir dairesi var mı ?

Do they have an apertement ?...........Onların bir dairesi var mı?

Would you like to drive a car !............Arabayı sürmek istermiydiniz.(Dostlara teklif edilir)

Could you bring to us some keaks ! ( garsona söylerken)

It is rainy in İstanbul.......snowy, cloudy, cold, hot, warm, sunny

How is the weather today ?

Kenan is playing tennis now.

İs Kenan playing tennis now ?

What is Kenan doing now ?

Have you got a pencil ?

Yes, I have got a pencil

No, I haven't got a pencil

Do you have a TV ?

No, I don't have a TV

What time is it ?

I get up at seven o'clock

I have a shower.................................................Duş alırım.

I brush my teeth.................................................Dişlerimi fırçalarım.

Who does she walk in the garden with ?...........O bahçede kiminle yürüyor.

What time do they get up ?................................Ne zaman kalkarlar ?

What do the children eat ?................................ Çocuklar ne yer ?

What time do the children go to the school ?.....Çocuklar okula ne zaman giderler ?

Who are you going to movie with ?....................Sinemaya kiminle gidiyorsun ?

Why are you studing english ? ..........................Niçin ingilizce öğreniyorsun ?

Why does he study english ?....... .....................O niçin ingilizce öğrenir ?



She always swim.............................................. O daima yüzer

She doesn't often go to the cinema...................O sık sık sinemaya gitmez.

Do you always wear uniform ?......................... Sen daima üniforma giyer misin?



She's got a car = She has got a car

She's beautiful = She is beautiful

How often are you playing football?....................Ne sıklıkta futbol oynuyorsun ?

How often do you play football?..........................Ne sıklıkta futbol oynarsın?

Once, twice,3 times, 5 times 12 times

I drink tea 10 times a day...................................Günde 10 defa çay içerim.

Do you ever go to cinema?................................Sen hiç sinemaya gittin mi ?

I never go to cinema...........................................Ben hiç sinemaya gitmem.

When is coming your father ?.............................My father comes at 5 o'clock

(Sürekli yapılan faaliyetlerde soru şimdiki zaman bile olsa, cevap geniş zamanda verilir.)



Sıklık zarfları dışındaki zarflar cümle sonunda bulunur.

Sıfatlar isimleri, zarflar fiilleri niteler.

Zarflar, sıfatların sonuna -ly eki getirilerek türetilir.



He is a bad driver.

He drives badly.



I think so.............................Ben de öyle düşünüyorum.

I don't think so................... Ben öyle düşünmüyorum.



I hope so............................Ben de öyle ümit ediyorum.

I hope not...........................Ben öyle ümit etmiyorum.



What is the matter?............Problem ne ?



Belirli zamanlar için on, geniş zaman aralıkları için in kullanılır.

On sunday.....in january



What was it like?....................Bu nasıldı?

What was the weatter like?......Hava nasıldı?

What were the people like?...İnsanlar nasıldı?



TOO...sıfat ve zarf olarak kullanılır. Zarf olarak kullanılırsa çok fazla, aşırı anlamında sıfat ile kullanılırsa, o işin yapılamayacağını gösterir.

This tea is too hot for me......Çay içemeyeceğim kadar çok sıcak



Anybody...herhangi biri, someone....birileri, something....bir şeyler, anything....hiç bir şey,

Nobody....hiç kimse

There is somebody in the room................Odada birisi var

There isn't anybody in the room...............Odada hiç kimse yok.

İs there anybody in the room?..................Odada birisi var mı?

Nobody is in the room.............................. Odada kimse yok.



İNG TAKISI ALMAYAN FİİLLER

Have ve own fiilleri sahip olmak anlamında ise -ing almazlar.

I am having dinner. Olur. (Burada have fiili sahip olmak anlamında değildir.)

I am loving you......... Olmaz.........I love you....olur.

I am loving my dog.....Olur. (Köpeğimi okşuyorum..seviyorum)



Duygular geniş zamanlı ifade edilir.



I feel terrible today.......Bugün kendimi çok kötü hissediyorum.

I am feeling.........Olmaz.

Feel fiili dokunarak hissetmek anlamında kullanılırsa olur.

I am feeling the table.....Olur.



Beynin ve kalbin yaptığı işler -ing takısı almaz.

Hope,think....-ing almaz.

I am thinking olursa......Şu anda düşünüyorum...hayal ediyorum anlamında kullanılmıştır.



Duyu organlarının yaptığı işleri tanımlayan fiiller -ing almaz.



This soup smells delicious..................Bu çorba şahane kokuyor.

I am smelling this soup.......................cümlesinde smell fiili koklamak anlamında kullanılmıştır.



Look....görünmek, -ing almaz.....ancak; look....görmek; -ing alır.

You look very beatiful today....................Bugün çok güzel görünüyorsun.

I am looking out of the window................Pencereden dışarı bakıyorum.



This tea tastes very nice........................Bu çayın tadı çok güzel

I am tasting the tea................................Çayın tadına bakıyorum.



Fiilin nesnesi varsa -ing alır. Bağ fiil ise fiilden sonra sıfat gelir. Bu durumda -ing almaz.

This song sounds very bad.........Bu şarkı kulağa çok kötü geliyor.

They are sounding very terrible......Çok kötü gürültü (ses) yapıyorlar.







OLUMLU CÜMLE OLUMSUZ CÜMLE
SAYILABİLİR

a few

Bir kaç

many

yeterli

SAYILAMAYAN

a little

biraz

much

yeterli











Few ve little ‘'a'' olmadan kullanıldığında anlam olumsuz olur....hemen hemen hiç yok



There is a little milk in the refrigerator.........Buzdolabında biraz (yeterli) süt var. (Bakkala gitmeye gerek yok.)

There is little milk in the refrigeretor............Buzdolabında hemen hemen hiç süt yok. (Bakkala gitmeye gerek var.)

He has a few friends...............Onun birkaç arkadaşı vardır.

He has few friends..................Onun hiç arkadaşı yok.



I came home five hours ago.......................Eve 5 saat önce geldim.

I thought you were in Atlantic City..............Senin Atlantik'de olduğunu düşündüm.



At first..........başlangıçta

At the end....sonda



How many climbers are the police looking for?

Look at.....bakmak

Lok for.....aramak



It is rainy.......................Hava yağmurlu.

It rains..........................Yağmur yağıyor.

It rained........................Yağmur yağdı.

It was rainy...................Hava yağmurluydu.



I am married to Angela...................Ben Angela ile evliyim.

Are you married with children?.......Evli ve çocuklu musun?

I married Ayşe and Ahmet.............Ayşe ile Ahmet'i evlendirdim.



You are breaking my heart............Kalbimi kırıyorsun.

This car has two doors.

This is two-door car.

This building has four stoyers.

This is a for-stoyer building.



TOO-VERY



This coffee is very hot..........I can drink it.

This coffee is too hot. ..........I can't drink it.



I was going to school..........................Okula gidiyordum.

There is going to be an accident.........Bir kaza olacak.

When I left the bathroom last night the telephone was ringing...Dün akşam banyodan

çıktığımda telefon çalıyordu.

While I was having a shower the telephone rang.

After I ate my lunch I ate desert.



İsim cümleciği ile ana cümle arasında zaman uyumu olmayabilir.

The police think the attacer was a student.



Zarf cümleciği ile ana cümle arsında zaman uyumu olmalıdır.



I could read when I was five...............5 yaşındayken okuyabiliyordum.

I couldn't write when I was four.



Could you write this letter for me please! ( Rica cümlesi)

I couldn't drive last summer..............Geçen yaz araba kullanamıyordum.



HAVE TO.....idarenin koyduğu zorunluluk



We have to study for the quiz......................Quiz'e çalışmalıyız. ( Çalışmak zorundayız.)

Do you have to study for the quiz ?

She has to ........

She doesn't have to........

Does she have to.......



MUST anlamı kuvvetlendirir.( Kişilerin koyduğu zorunluluk, yasaklama)



We must study

I don't have to study for the quiz........Quiz için çalışmak zorunda değiliz.



I need to go to school tomorrow.Yarın okula gitmem gerekiyor.(Okula gitmeye ihtiyacım var.)

I don't need to go to school tomorrow........Yarın okula gitmem gerekmiyor.



I needn't go .......= I don't need to....



HAVE + V3.............................Do/ DOES kesinlikle kullanılmaz.



I have washed my hands....................Ellerimi yıkadım.

She has finished her homework

They haven't paid for their meal......Yemeklerin bedellerini ödemediler.

Have they paid for their meal ?

I haven't had my breakfast





SIMPLE PAST TENSE İLE PRESENT PERFECT TENSE ARASINDAKİ FARKLAR:



I have opened the door..........................( Kapının hala açık olması gerekir.)

I opened the door one minute ago........ ( Şu anda kapı açık mı kapalı mı belli değil. İş belirli bir zamanda yapılmış ve bitmiş )



Are you hungry?

I have had breakfast.............................(Tokum. Şimdi kahvaltı yaptım.)

I had breakfast, but I can eat a little.....(Kahvaltı yaptım, ama biraz yiyebilirim.)



Have you ever visited New York?.........(Belirsiz bir zaman)

Yes, I have.

When did you go there?...................... ( Belirli bir zaman isteniyor.)

I went there last year............................( Cevap simple past tens olur.)



Present perfect tens; ya henüz bitmiş yada hala sürüyor olmalıdır.



I have just washed my hands...............Ellerimi henüz yıkadım.

I have lived in this house for 5 years... Ben bu evde beş yıldan beri yaşıyorum. (Yaşamaya devam ediyorum.)

Tom has had an accident. ................( Dün kaza yaptı, ancak etkisi hala sürüyor.)

I have cooced the meat.It is still hot. (Eti pişirdim. O hala sıcak)

I went to the doctor yesterday...........(Dün doktora gittim. Şu anda orada değilim.)

Have they visited another country so far ?.....Hayatlarında ( bugüne kadar, şimdiye kadar) başka bir ülkeyi ziyaret ettiler mi?



So far ile mutlaka present perfect tens kullanılır.



PRESENT PERFECT TENS İLE KULLANILAN BELLİ BAŞLI ZARFLAR



Already....çoktan, bile

Never......asla

Just.........henüz, şimdi

Ever........hiç



Yet........şimdiye kadar.......Cümle sonunda kullanılır.



Have you ever tasted such a soup before?.......Hiç böyle bir çorba tattın mı ?

She has already finished her report...................O çoktan raporunu tamamladı.

I have never visited Japan so far ......................Şimdiye kadar Japonya'yı görmedim.

They have just left..............................................Henüz ( Şimdi) çıktılar.

Have you cleaned the room yet ?......................Şimdiye kadar odanı temizlemedin mi?

Hasn't she ironed her blouse yet ?....................Daha bluzunu ütülemedi mi ?

I have lived in this house since 1970................ 1970'den beri bu evde yaşıyorum.

I have lived in this house since I was born........Doğduğumdan beri bu evde yaşıyorum.

I have lived in this house for 20 years...............20 yıldan beri bu evde yaşıyorum.



Have you ever been to New York?.....................Hiç daha önce New York'da bulundun mu

( Hiç daha önce New York'a gittin mi?)

I haven't been to New York



TOO....OLUMLU CÜMLELERDE, EİTHER.....OLUMSUZ CÜMLELERDE



I went to the theater yesterday........I did too.........................Ben de gittim.

I haven't done my homework..........I haven't either...............Ben de yapmadım.



EİTHER'in farklı bir anlamı;



Either of the students can go to the tour...................Öğrencilerden biri tura katılabilir.

Which book can I take?.....You can take either.........Birini alabilirsin.



What do you mean?.............Ne demek istiyorsun?

What does it mean?.............Ne anlama geliyor?

What does ‘'you'' mean ?...You kelimesi ne anlama geliyor?



Too much, too many................çok fazla, enough.......yeteri kadar

He has too much money........................Onun çok parası var

He has enough money...........................Onun yeteri kadar parası var.

He has enough money to buy a car.......Araba alacak kadar parası var.

He has too much money to be poor.......Fakir olamayacak kadar çok parası var.



I am still cleaning the room.....................Hala odayı temizliyorum.

They still go............................................Yine de gidiyorlar.



You are too late for the lesson.....................Derse giremeyecek kadar geç kaldın.

You are very late for the lesson.............Derse çok geç kaldın, yine de derse girebilirsin.



It is easy to find an apertement = To find an apertement is easy

It is necessary to be in the class on time..............Zamanında sınıfta olmak gerekir.



Zarf cümleciklerinde ifade edilmek istenen husus gelecek zaman olsa dahi, geniş zamanda kurulurlar.

They won't be drinking when you come home tonight.......Bu akşam eve geldiğinizde içiyor olmayacaklar.



KARŞILAŞTIRMALAR: ( Tek hecelilerde -er eki kullanılır. Çok hecelilerde more kullanılır. Less tersi bir anlam verir.



Ankara is cold. Alaska is colder. Ankara is colder than Ankara

A mercedes is expensive. A jaguar is more expensive. A jaguar is more expensive than a mercedes. A mercedes is less expensive than a jaguar.



Good.....better, bad......worse less good....daha az iyi, less bad.....daha az kötü



She has to learn how to swim............................Nasıl yüzüleceğini öğrenmek zorunda

She doen't have to learn how to swim...............Nasıl yüzüleceğini öğrenmek zorunda değil

Does She have to learn how to swim?..............Nasıl yüzüleceğini öğrenmek zorunda mı?

We had to study english....................................İngizce çalışmak zorundaydık.

We didn't have to study english........................İngilizce çalışmak zorunda değildik.

She had to study....

She didn't have.....

Did she have.....



We will have to study english........................İngilizce çalışmak zorunda olacağız.

We won't ( will not) have to study english.....İngilizce çalışmak zorunda olmayacağız.

Will we have to study english?......................İngizce çalışmak zorunda olcak mıyız?



I feel sorry for you.........................................Senin için üzülüyorum.



During world war I........................................1 nci Dünya savaşı boyunca ( süresince)





HOW + ADJ. + İS İT ?

How deep is the sea?...................................Denizin derinliği ne kadar ?

How high is the montain ?

How heavy you are......................................Ne kadar ağırsın !

How far is İstanbul from Ankara ?

İt is 400 km far.....(from Ankara to İstanbul)





More....the most

Less.....the least

The same as

Different from

As.......as

My jacket is the same as yours.....Benim ceketim seninki ile aynı

My car is different from his............Benim arabam onunkinden farklıdır.

My pen is as good as yours..........Benim kalemim seninki kadar iyidir.



One of them..................Onlardan biri

One of the students......Öğrencilerden biri

Both of them.................Onlardan ikisi

Neither of them.............İkisinden hiçbiri

Some of them...............Onların bazıları

All of them....................Onların hepsi

None of them................Onların hiçbiri



Ali is a nice boy. Mehmet is nice too. Ali is as a nice boy as Mehmet

Ail runs fast. Mehmet runs faster. Mehmet runs faster than Ali.

Ali runs slower than Mehmet

Ali runs more slowly than Mehmet



Good( sıfat)...better

Well(zarf).......better

He speaks english well. He speaks better than Mehmet



Bad(sıfat)......worse

Badly(zarf)....worse

Mehmet speaks english worse than Ali



Hard(sıfat)....hard

Hard(zarf). ..harder

İsmail studies english harder than Mehmet..(does)

I have more money than you...(have)



Fast(sıfat).....fast

Fast(zarf)......faster




SUPERLATIVES

Tek hecelilerde.....the ....+est

Çok hecelilerde....the most + sıfat



Good....better.....the best

Bad....worse....the worst

Superlativ'lerde; amoung, have ever, of, in yapıları kullanılır.

He is the best student in this classroom

İstanbul is the most charming city I have ever seen (charming=büyüleyici)

Ali is the tallest boy among the others.........Diğerlerinin arasında Ali en uzun boylusudur.

History is the hardest lesson of all...............Tarih, hepsinin arasında en zor derstir.

Who has the least money? .........................En az para kimde?

Who has the most talent?............................En yetenekli kim?

I see.............................................................Anlıyorum.



S + WİLL + V + O + ADJ.



To be going........planlı gelecek

Will.....................o anda alınmış karar, kesin tarihi yok

I will do the dishes................Bulaşıkları yıkarım.

She won't do the dishes.......Bulaşıkları yıkamayacak

Will he go to school ?..........Okula gidecek mi?

Won't he go to school ?.......Okula gitmeyecekmi?





He speaks english the best of all

He works the worst of all



GO + Aktivite içeren fiil -ing eki alır.

Go swimming.....go fishing.....go shopping







TAG QUESTİONS ( Kuyruk soruları- Onay bekleyen sorular)

S + Helpings Verb + V + O + Adj,Helpings Verb(zıddı) + S

You are going to buy some milk, aren't you....Süt almaya gidiyorsun, öyle değil mi?

We can to go to Florida, can't we?

He has never had an accident, had he?

You can hardly open that door, can you?........Hardly=hemen hemen hiç

Everybody has a pen, don't they?...................(Belirsiz öznelerde çoğul kullanılır.)

Each student should have a notebook, shouldn't they?



Each student Her bir öğrenci

Everyone of you All of you=....hepiniz



HAVE TO......HAD TO

I have to do my homework tonight

I had to do my homework last night



Does she have to start school this year ?

Did she have to start school last year ?



He has to be in the meeting tomorrow

He had to be in the meeting last saturday



We don't have to go to school in this holiday

We didn't have to go to school in the last holiday



TO BE ABLE TO

( Yapabilmek, muktedir olmak) ( Bir defaya mahsus, süreklilik göstermez)

I have been able to open the door..............Kapıyı açabildim

I will be able to open the door.....................Kapıyı açabileceğim.

I was able to open the door yesterday........Dün kapıyı açabildim.

She is able to....

I am ale to



I could swimm when I was 5.................................(Geniş zamana yayılmış kabiliyet)

I was able to swimm in the cold water yesterday....Dün soğuk suda yüzebildim.



MAY

(İzin, müsaade amacıyla kullanılır, MUTLAKA 1NCİ TEKİL ŞAHISLA)

May I open the window?.....................Camı açabilir miyim?



REFLEXİVE PRONOUNS (YANSITICI ZAMİRLER)

Myself..kendim

Yourself...kendin

Himself...Kendisi

Herself

İtself

Ourself...Kendimiz

Themself...Kendileri



I have cut myself.............................Kendimi kestim

The cat is cleaning itself.................Kedi kendi kendini temizliyor.

He hurt himself................................Kendini incitti,yaraladı.

(Özne ile nesne birbirinin aynısı ise reflexive pronomen kullanılır.)



2 nci Anlamı:

I made the cake myself....................Pastayı kendi başıma yaptım.

She opened the door herself...........Kapıyı kendi başına açtı.



3 ncü Anlamı

S + Ref.Pro. + V + O + Adj.

I myself did my homework..............Ödevimi kendi başıma yaptım.

I saw him himself............................Ben onun kedisini gördüm.

Help yourself to vegetable..............Kendine meyve al.( Meyve sevisini kendi kendine yap.)

Here we are....................................İşte buradayız.

It was nice of you to invite us.........Bizi davetiniz sizin iyiliğiniz.(Nezaketiniz.)



IT + BE + Adj. + OF + (you,him,her,us,them)

(Burada kullanılan sıfat kişilik özelliğini anlatan bir sıfat olmalıdır.)

It is very kind of him....................................Bu onun nezaketi

It is very rude of him not to say ‘'hello''.......Merhaba dememesi onun kabalığı.

It is my pleasure..........................................Bu benim için zevkti

Just a little bit..............................................Sadece biraz

What a nice house......................................Ne güzel bir ev.

I am a designeted driver ............................Ben hedefi belli olan bir sürücüyüm (Araba sürecek olan benim)



Each other...Birbirini

She likes him,he likes her. They like each other.

We like each other...Biz birbirimizden hoşlanıyoruz.

They are like each other.................Onlar birbirlerine benzerler.

( Burada ‘'like'', benzemek, benzer anlamındadır.)



It was love at first sight..................İlk görüşte aşktı.



SO, NEİTHER

I can play football. He can play football too.

I can play football, so can he........................Ben futbol oynayabilirim, o da oynayabilir.



I can't swimm.He can't swimm eighter.

I can't swimm,neither can she.......................Ben yüzemem o da yüzemez.



A: I can run 6 miles.

B: me too..............................Ben de koşarım.

.

A: I can't jump that height.

B: Neither me.........................Ben de atlayamam.


PREPOSİTİONS AFTER ADJECTİVES

(Prepozisyondan sonra isim gelir.)

I am pleased with your studies .................Hoşnut olmak

He is worried about his matter's healt.......Bir şey hakkında endişeli olmak

She is good at mathematics......................Bir şeyde iyi olmak.

I am interested in card games...................Bir şeye ilgili olmak.

He is sorry about his mistake...................Bir şeyden üzgün olmak

He was rude to us last night......................Birine kaba olmak

I am tired off studying................................Bıkmak, yorulmak

He is sorry for being late...........................Bir şeyden üzgün olmak

We are upset with his bad behaviers........Bir şeyden rahatsız olmak

We are upset with going to the movie



USED TO

(Eskiden yapardım.) ( Artık yapmıyorum anlamı vardır.)

(TO'dan sonraki fiil yalın fiildir.) (Periyodik , sık yapılan)

I used to go fishing with my father............Eskiden babamla balığa giderdim.

I didn't use to smoke.................................Eskiden sigara içmezdim.



WOULD

I would go fishing with my father when I was 5 years old....5 yaşındayken babamla balığa giderdim.





TO BE USED TO + V ing

(Alışık olmak)

I am used to smoking.......................Sigara içmeye alışığım.

I will be used to smoking..................Sigara içmeye alışacağım.



İNDİRECT COMMANDS

(Dolaylı emirler)

Ask..............istemek

Tell..............söylemek

Want............istemek

Order...........emretmek

Urge(Örç)....teşvik etmek

Force...........zorlamak""

Push............zorlamak



I told him to open the door...........................Kapıyı açmasını söyledim.

She asked me to clean the windows...........O benden pencereleri temizlememi istedi

He tells me to wash the dishes....................Bulaşıkları yıkamamı söylüyor.



NOUN CLOSE
(İsim cümleciği)

I ( özne)don't know your name ( nesne) özne veya nesne yerine noun close kullanılır.

Why,Who,Where, That.... + S + V + O



I don't know what your name is...................Senin isminin ne olduğunu bilmiyorum.

I don't know that your name is Ahmet.........Senin isminin Ahmet olduğunu bilmiyorum.

( Burada that kullanılmayabilir.)

Where are you going? ......I don't know where you are going



It is not important...What do you want to do ?...What you want to do is not important



What is your name ?. İt is urgent(acil)...........What your name is is urgent.

İt is urgent what your name is

The world is round. İt is obvireus. ...................That the world is round is obvireus.

(Noun close özne olarak kullanıldığında mutlaka that kullanılır.)



He says that he is innocent................................Masum olduğunu söylüyor.

He thinks that they are going to rub the bank....Onların bankayı soyacaklarını düşünüyor.

I know that you are a hardworking student........Senin çok çalışkan bir öğrenci olduğunu biliyorum.

We hope that we will pass our classes...............Sınıflarımızı geçeceğimizi ümit ediyoruz.

(HOPE ile gelecek zaman kullanılır.)

I am afraid that he'll lose the match....................Onun maçı kaybedeceğinden korkuyorum.



Does he really hate choclate ? I don't know that.

I don't know if / whether he really hates choclate



( Yes / No cevabı isteyen sorularda if veya whether bağlaçları kullanılır. Ancak yan cümle başta kullanılacaksa if kullanılmaz. Mutlaka whether bağlacı kullanılır.)



Does he want to go to concert ?..... İt is not clear.

Whether he wants to go to concert is not clear.



FORMATİON OF NOUN CLAUSES



A. Wh...Questions.................What is your name ?

..........What your name is

B. Full sentences...................He is a student

..........That he is a student

C. YES / No Questions..........Do you like swimming?

...... Whether you like swimming





FUTURE PERFECT TENSE


S + WİLL + HAVE + V 3 + O + Adv.



When you come home tonight I will have already finished cooking ...Akşam eve geldiğinde çoktan yemeği bitirmiş olacağım.



Zarf cümlecikleri gelecek zaman dahi olsa geniş zamanda kurulurlar



When you came home yesterday I had already finished cooking...Dün eve geldiğinde yemek yapmayı çoktan bitirmiştim. (Past perfect tense)







V..............Ving(adj) active

V3 (adj) passive


Walking is a good exercise

I saw the walking boy.



Bore sıkmak fiilinden boring= sıkıcı, sıkan bored= sıkılmış

A boring film= sıkıcı film I am bored sıkıldım.





SHOULD (Yapmalısın, etmelisin ...Tavsiye)
S + Should + V ( yalın halde) + O



RELATİVE CLAUSES ( ADJECTİVE CLAUSES)



Adj + Noun

Noun + Adj. Clauses

Relative pronoun(bağlaçlar) özne veya nesne olarak iki şekilde kullanılabilirler.



A.Özne olarak kullanılanlar

  • The girl is my sister. She is dancing.
  • The girl who is dancing is my sister


  • The pencil belongs to me. It has redstripes.
  • The pencil which has red stripes belongs to me


  • Our thecher is a history professor. He is 60 years old.
  • Our thecher who is 60 years old is a history professor


A.Nesne olarak kullanılanlar

  • The girl is my sister.You saw her at the party.
  • The girl who you saw at the party is my sister
  • The girl you saw at the party is my sister


  • The pecil belongs to me. You took it yesterday.
  • The pencil which you took yesterday belongs to me.
  • The pencil you took yesterday belongs to me.


  • Our thecher is a history professor. You met him last week.
  • Our thecher who you met last week is a history professor.
  • Our thecher who you met last week is a history professor.


Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi kendi öznesi olan bağlaçlar ( Who, Which) kaldırılabilir.



Ayrıca, sıfat cümlecikleri anlam olarak da ikiye ayrılır.

a. Defining ( Tanımlayan, kullanılması zorunlu olan)

b. Non-defining ( Tanımlamayan, extra bilgi taşıyan)



  • The man who is standing at the corner looks dangerous....(Tanımlayan)
· The world, which is round, is 5 million years old.( Burada olduğu gibi ilave bilgi veren sıfat cümlecikleri virgülle ayrılırlar.)

  • My uncle who is a doctor went to the USA (Birden fazla dayısı var, virgül kullanılmaz)
· My uncle, who is a doctor, went to the USA (Bir dayısı var, ilave bilgi veriyor, virgül var)



Relative Clause'nin fiili proposition'lu bir fiil ise;



  • The box is under the bed.You were looking for the box yesterday.
  • The box which you were looking for yesterday is under the bed.( which kullanılmayabilir.)
  • The box you were looking for yesterday is under the bed.
  • The box for which you were looking yesterday is under the bed.(which kullanılmalıdır.)


  • The girl who you danced with looked beautiful.
  • The girl with whom you danced looked beautiful.


  • The vase that you put the flowers in was antique (in proposition'u that'ın başına gelmez.)
  • The vase in which you put the flowers was antique (olarak kullanılır.)


Proposition + Who = Whom

Proposition + That = Which, What, Whom,...olur.



  • The boys passed their calsses
  • One of the boys had had an accident last summer.
  • The boys one of whom had had an accident last summer passed their classes.
  • (İçlerinden birinin kaza geçirdiği çocuklar sınflarını geçtiler.


  • There is a nice girl in our class. Her father is a doctor.
  • There is a nice girl whose father is a doctor in our cass (sınfta kız mı var, yoksa babası mı var belli değil. O bakımdan uygun bir kullanım değil)
  • İn our class there is a nice girl whose father is a doctor. veya,
  • There is a nice girl in our class whose father is a doctor. şekinde kullanılır.

Google'da İNGİLİZCE ZAMANLARIN ÖZETİ isimli konuyu arayabilirsiniz.
«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Leave a Reply